EKMEK
Kullanılan buğday hibrit, un rafinedir. Ayrıca unda yüzde 10 katkı maddesi vardır. Bu katkı maddelerinden biride bromür denen ağır metaldir. Ayrıca endüstriyel maya kullanılmaktadır. İki dilim ekmek şekerinizi en az 1 çorba kaşığı kadar yükseltir. İçerdiği glüten 23 bin türlü yabancı proteine dönüşüp otoimmün hastalıkların temelini atıyor ve beyinde morfin reseptörüne bağlanıyor.
KIRMIZI ET
Etler fazla pişirilmeyecek ve yağsız olmayacaktır. Tercihen yemlenen hayvanların değil otlanan hayvanların etleri tüketilmelidir. Sucuk, pastırma, kavurma yenilmesinde sorun yoktur. Katkı maddelerinden dolayı salam, sosis gibi besinler tercih edilmemelidir.
BEYAZ ET
Tercihen köy tavuğu yenmelidir.
BALIK
Ağır metal zehirlenmesi riskine karşı küçük balık tercih edilmelidir, balık çiftliği tercih edilmemelidir.
YUMURTA
En kaliteli protein kaynağıdır. Köy yumurtası tercih edilmelidir.
TEREYAĞ
Mümkünse özgür otlanan hayvanların yağı (köy tereyağı) tüketilmelidir. Tereyağının zararlı olduğu bilgisi kesinlikle doğru değildir çünkü damar çeperini oluşturan kolesterol seviyesi yüzde 3 tür. Yüzde 97 kalsiyum ve fibrinojenlerden ibarettir. Damar sertliğinde esas hedefimiz kolesterol değil kalsiyum metabolizmasını(özellikle egzersiz ile) düzeltmektir. Vücudumuzda kolesterol olmazsa düşünme yeteneğimiz olmaz, kan akışımız aksar, üreme yeteneğimiz ve savunma mekanizmamız aksar. Kısacası vücut bütünlüğümüz bozulur.
MARGARİN
Kesinlikle zararlıdır.
TOHUMLU SIVI YAĞLAR
Ayçiçek yağı, pamuk yağı, mısır özü yağı, soya vb. kullanılmamalı yada çok az kullanılmalıdır. Sıcak presten çıkan bu yağların birçok organımızı ve damarlarımızı yıpratıcı özellikleri vardır. Bu yağlar 1/1-1/4 oranında olması gereken omega-6 / omega-3 dengesini, omega -6 lehine bozar. Buda vücuttaki ödemin dolayısı ile sedimantasyonun artmasını sağlar. Sedimantasyonun artması ise iltihabi reaksiyonu başlatır bu durum artroza neden olur.
ZEYTİNYAĞI
Sızma olanlar tercih edilmeli. Riviera, fındık yağı ikinci seçenektir.
KUYRUK İÇ YAĞI
Tüketilebilir, yararlıdır.
BALIK YAĞI
Omega-3 açısından mükemmel bir besin kaynağıdır. Buda sistemimizi güçlü kılar. Balık yağı şişmanlatmaz her zaman alınabilir.
KIZARTMALAR
Vücut hücrelerini paslandırdığı için zararlıdır; yenilecekse tereyağı, zeytinyağı veya fındık yağı ile yapılmalı. Yenecekse zararlı etkilerini azaltmak için yanında sarımsaklı yoğurt ve yeşillik yenmeli.
SAKATAT-BEYİN
Karaciğer, böbrek, yürek, kokoreç işkembe uykuluk kırmızı etten daha yararlıdır fakat hastalık olmamasına dikkat edilmelidir.
Beyin yenmemelidir çünkü beyinin metabolizması olmadığından beynimize giden tüm kimyasal atıklar beyinde birikir. Buda Parkinson, Alzheimer vs. gibi hastalıkların nedenini oluşturan etmenlerden biridir.
PATATES
Yüksek oranda şeker içerdiği için tüketilmemelidir.
SEBZELER VE YEŞİL YAPRAKLAR
Her çeşidi yenebilir. Daha çok çiğ tüketilmelidir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler Kalsiyum, K vitamini, Magnezyum bakımından zengindir; ayrıca omega-3 yağ asidi içerir. Doğal yetiştiği için yabani otlar (ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semiz otu, labada vb) oldukça yararlıdır. Semiz otu sebzeler içinde en önemli omega-3 kaynağıdır.
SARIMSAK VE SOĞAN
Sarımsak, hücreleri paslanmaktan koruyan (antioksidan) en önemli yiyeceklerden biridir. Hergün en az iki diş yenilmelidir. Soğanda sarımsak kadar olmasa da önemli bir antioksidan ve değerli bir besindir.
ZEYTİN
Mümkün olduğunca tuzu çıkarılmalıdır. Daha çok yeşil zeytin tercih edilmelidir.
MEYVELER
Şeker oranı düşük meyveler yenmelidir. Kayısı, üzüm, muz, incir gibi şeker içeriği yüksek meyveler sınırlı yenmelidir. Çilek, yaban mersini, kızılcık gibi meyveler çok yüksek antioksidan içerdiğinden tüketilmesi oldukça yararlıdır. Ayrıca elma, sabah aç karına kabuğu soyulmadan yenmelidir.(bağırsak florasını düzenlemek için )
ŞEKER VE TATLANDIRICILAR
Tatlandırıcılar ve bunlardan yapılan besinler tüketilmemelidir. Bunların tüketilmesi bağışıklık sistemini baskılamakta ve hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.
KAHVE VE ÇAYLAR
Tamamen yasak olmamakla birlikte kahve ve çaylar sınırlı (günde en çok 3 fincan)içilmelidir. İçilecekse Türk kahvesi tercih edilmeli. Kafeinin bağırsak emilim oranlarında olumsuz etki yarattığı unutulmamalı. Bitki çayları gelişi güzel içilmemeli.
MEŞRUBAT
Her türlüsü yasak. Evde yapılan posası ile birlikte taze meyve suyu içilebilir. Ayran, yoğurt boza tüketilebilir.
BAL
Ballar ve her türlü reçel aşırı şeker içerdiğinden yenilmemelidir. Piyasadaki balların yüzde 95 i doğal değildir.(Halis bulunabilirse günde 2 çay kaşığı alınabilir)
ÇİKOLATA
Haftada bir kere orta boy bitter ve kaliteli çikolata yenilebilir.
SU
Şehir şebeke suyunda bulunan klor kanserojen olduğu için mümkün olduğu kadar doğal sular ve arıtma sular tercih edilmelidir. Günde 6-8 bardak su için. İdrarınız koyu renkte ise yeterli su içmiyorsunuz demektir. İçtiğimiz su aşırı soğuk olmamalıdır. Yemekle su içilmemeli çünkü sindirim sıvılarını seyrelterek etkilerini azaltır. Yemeklerden yarım saat önce ve sonra su içebiliriz. Uykudan önce bir yada iki bardak su içilmelidir.
YEMEK YEME ÖZELLİĞİ
Uyanınca uykudan 30-45 dakika sonra kahvaltınızı yapınız yoksa pankreas yorgun düşer ( beyin glikozu emdiğinden kandaki şeker azaldığı için) ve bu durum ilerde şeker hastalığına davetiye çıkarır.
Yatmadan 3-4 saat önce yenmelidir. Mideye giden besinler sindirildikten sonra ayrıştırılırken karaciğer görev üstlenecektir. Bu sırada karaciğer zarının siniri ile boyun kaslarının siniri boyun bölgesinde çaprazlaşıp komşuluk yaptıkları için bu sinirde etkilenecektir bundan dolayı sabah kalktığımızda boyunda tutulmalara ve şiddetli ağrılara sebep olacaktadır. Ancak uyumadan önce 1-2 bardak su içilmesi yararlıdır.
DİŞ TEMİZLİĞİ
Her sabah yemekten önce dişler fırçalanmalıdır yoksa ağızdaki bakteriler vücuda alınacağından bağışıklık sistemi zayıflayacaktır.
GÜNEŞLENME
Günde en az yarım saat (güneş gözlüğü kullanılmadan) güneşe maruz kalınmalı. Güneş ışınları D vitamini sentezini arttırıp bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayacaktır.
BANYO
Mümkünse her gün yapılmalıdır. Fazla sıcak su kullanılmamalı hatta soğuk su ve sadece doğal sabun tercih edilmelidir.
UYKU
Mümkünse 22:00 dan önce yatın.5 saatten az 9 saatten fazla uyumayın. Uyurken karanlık ve sessiz ortamda uyunmalıdır. Şayet Işıklı ve gürültülü ortamda uyunursa sempatik aktivite yüksek olacağından vücut dinlenemeyecektir ayrıca ışığı vücut güneş ışığı olarak algılayıp böbrek üstü bezinden gereksiz kortizon üretecek buda göbek çevresinde yağlanmaya ve kronik hastalıklara yol açacaktır. Günlük 1 saatlik öğlen uykusu çok faydalıdır.
SPORUN ÖNEMİ
Yürüyüş haftada 2-3 kez, düzenli düzenli bir şekilde 10 dakika hafif koşma ve 2-3 dakika yürüyüş tarzında toplam 45 dakika ile 1 saat arası sürmelidir. Yürüyüş açık havada güneşin olduğu saatlerde olmamalı ama öğlen aşırı sıcakta yapılmamalıdır. Germe egzersizleri egzersiz sonrası tercih edilmelidir çünkü egzersiz öncesi yapılırsa beyin kas arsında iletişim bozulacaktır(egzersiz öncesi germe yapılırsa kasların çalışmaya hazır olmadığı beyne iletilecektir)
